Make.com mu Power Automate mi? Kurumsal Karşılaştırma
Make.com ile Power Automate karşılaştırması: fiyat modeli (işlem mi kullanıcı mı), entegrasyon hızı ve yapay zeka desteğinde hangisi size uygun?

İçindekiler
Şirketinizin dijital dönüşüm süreçlerinde doğru otomasyon platformunu seçmek; operasyonel maliyetleri düşürmek, geliştirme hızını artırmak ve sistemlerin kararlılığını sağlamak için en stratejik adımdır. Microsoft ekosistemiyle gömülü çalışan Power Automate ile geniş API yetenekleri ve görsel senaryo tasarımı sunan Make.com karşılaştırması, doğru yatırımı yapmanızı sağlar.
Kısa cevap: Aramalarda sık karşılaşılan «make power» veya «make.power» ifadesi tek bir üründen değil, karşılaştırılan iki ayrı platformdan söz eder: Make.com (2022'ye kadar Integromat adıyla biliniyordu) ve Microsoft Power Automate (2019'a kadar Microsoft Flow adıyla biliniyordu). Seçimi belirleyen asıl kriter arayüz değil, faturanın neyle büyüdüğüdür. Power Automate'te sayaç Power Platform isteğidir ve lisanslı kullanıcı başına 24 saatlik bir tavanla sınırlıdır; Make.com'da sayaç kredidir ve modül aksiyonu başına işler; Zapier'de sayaç görev (task)tır ve yalnızca başarıyla tamamlanan iş birimlerini sayar. Bu üç sayaç aynı süreçte çok farklı faturalar üretir. Microsoft 365 içinde kalan onay ve doküman akışları için Power Automate; harici API'ler, yapay zeka servisleri ve sık değişen senaryolar için Make.com öne çıkar.
Power Automate ve Make.com Genel Bakış
Power Automate, Microsoft 365 lisanslarıyla birlikte gelen ve SharePoint, Excel, Teams gibi araçları bağlayan kurumsal bir araçtır. Kimlik yönetimi, veri kaybı önleme politikaları ve yönetişim, kurumun mevcut Microsoft altyapısından miras alınır; ayrı bir güvenlik değerlendirmesi süreci çoğu zaman gerekmez. Bu, büyük şirketlerde satın alma sürecini belirgin biçimde kısaltan bir avantajdır.
Make.com ise modern web API'lerini birbirine bağlayan, görsel tasarımıyla geliştirme hızını maksimize eden bağımsız bir entegrasyon servisidir. Senaryo kanvası, her modülün çıktısını tek tek incelemenize izin verir; bu da hata ayıklamayı Power Automate'in çalışma geçmişi ekranına göre daha görünür kılar. Karşılığında kurumsal yönetişim, kimlik entegrasyonu ve veri sınırı konularında ayrı bir değerlendirme yapmanız gerekir.
İki platformun ortak noktası, ikisinin de sizi bir sayaca bağlamasıdır. Sayacın ne saydığını anlamadan yapılan platform seçimi, altı ay sonra beklenmedik bir faturayla veya beklenmedik bir kısıtlamayla sonuçlanır. Bu yüzden karşılaştırmaya arayüzden değil sayaçtan başlamak gerekir.
Fatura Birimi: İstek, Kredi ve Görev Aynı Şey Değildir
Üç büyük platform üç farklı şeyi sayar ve aradaki fark, aynı işi yapan iki kurulum arasında kat kat maliyet farkı yaratabilir.
Power Automate — Power Platform isteği (PPR). Microsoft Learn belgesi bir isteği şöyle tanımlar: konnektörlere yapılan tüm API çağrıları, HTTP aksiyonları ve değişken başlatmadan basit bir compose aksiyonuna kadar tüm yerleşik aksiyonlar. Kritik ayrıntı şudur: başarılı ve başarısız aksiyonlar birlikte sayılır; yeniden denemeler (retry) ve sayfalamadan (pagination) doğan istekler de aksiyon çalıştırması sayılır. Yani hatalı çalışan bir akış size hem iş kaybettirir hem kotanızı yer.
Make.com — kredi. Make'in resmi fiyat sayfası kredinin fatura birimi olduğunu ve çoğu modül aksiyonunun bir kredi tükettiğini belirtir. Ücretsiz plan ayda 1.000 kredi ve senaryolar arasında 15 dakikalık asgari çalışma aralığı sunar; ücretli katmanlar 10.000 kredi başlangıcıyla listelenir. Krediyi tüketen şey senaryonun kaç kez çalıştığı değil, her çalışmada kaç veri paketinin kaç modülden geçtiğidir.
Zapier — görev (task). Zapier'in fiyat sayfası görevi «Zapier sizin adınıza bir iş birimini başarıyla tamamladığında» sayılan birim olarak tanımlar ve açıkça belirtir: başarısız aksiyonlar sayılmaz. Tetikleyiciler, yoklama (polling) ve yerleşik veri araçları da görev tüketmez. Ücretsiz plan ayda 100 görev içerir.
Buradaki tek cümlelik ders şudur: hata durumunda Power Automate sizden ücret alır, Zapier almaz. Kararsız bir üçüncü parti API ile çalışan, sık yeniden deneme yapan bir süreçte bu fark teorik değil, doğrudan fatura kalemidir. Make tarafında ise yeniden denemenin maliyeti modül bazında oluşur; tasarımda hata işleyici rotalarının kaç modül içerdiği doğrudan krediye yansır.
Power Automate vs Make: Hangi Sayaç Faturanızı Belirler?
Power Automate vs Make karşılaştırmasında en çok atlanan nokta, iki platformun tavanı farklı yerden koymasıdır. Power Automate'te tavan kullanıcı başına günlük istek; Make'te tavan aylık kredi havuzudur.
Gains and Conversion Table
| Sayaç davranışı | Power Automate | Make.com |
|---|---|---|
| Birim | Power Platform isteği (aksiyon) | Kredi (modül aksiyonu) |
| Başarısız aksiyon | Sayılır (retry ve pagination dahil) | Çalışan modül kadar tüketir |
| Tavanın yeri | Kullanıcı veya akış başına, 24 saatlik kayan pencere | Hesap başına aylık kredi havuzu |
| Devir | Yok; kullanılmayan istek ertesi güne aktarılmaz | Plan dönemine bağlı kredi paketi |
Microsoft'un yayımladığı lisans başına günlük istek tavanları şunlardır: Power Automate Premium için kullanıcı başına 40.000, Power Automate Process lisansı için lisans başına 250.000, Microsoft 365 (Office 365) ile gelen tohumlanmış hak için kullanıcı başına 6.000. Lisanstan bağımsız olarak beş dakikalık bir tavan da vardır: 100.000 istek. Ayrıca 24 saat kayan bir penceredir; her çalışmada sistem son 24 saatteki isteklere bakar. Kullanılmayan hak ertesi güne devretmez.
Bu tabloyu okurken iki ince ayrıntıyı kaçırmayın. Birincisi, otomatik ve zamanlanmış akışlar her zaman akış sahibinin limitini kullanır; anlık (instant) akışlar ise akışı başlatan kişinin limitini kullanır. Yani tüm kurumsal akışları tek bir hesabın üzerine kurmak, o hesabı bir darboğaza çevirir. İkincisi, Process lisansları tek bir akış üzerinde üst üste bindirilebilir ve her ek lisans günlük hakka 250.000 aksiyon ekler; ancak akışın bir çözüm (solution) içinde olması gerekir. Alternatif olarak tek bir Process lisansı bir akış grubu üzerinden en fazla 25 akışa paylaştırılabilir, fakat bu durumda üst üste bindirme çalışmaz.
Kotanın iki görünmeyen kenarı daha vardır ve ikisi de kapasite planlamasını doğrudan etkiler. Birincisi masaüstü akışlarıdır: Microsoft'un limitler belgesi, masaüstü akış çalıştırmalarının Power Platform isteği tüketmediğini açıkça belirtir. Yani eski bir masaüstü uygulamasını süren robotik süreç otomasyonu adımları bulut akışı kotanızı yemez; bu, hibrit kurulumlarda yükü bulut tarafına yığmadan iş görmenin meşru bir yoludur. İkincisi servis hesaplarıdır: kullanıcı etkileşimi gerektirmeyen uygulama kullanıcıları, etkileşimsiz kullanıcılar ve sistem kullanıcıları için ayrı bir havuz tanımlanır ve bu havuz kiracı düzeyinde paylaşılır. Power Automate tarafında söz konusu havuz tüm lisanslar için 25.000 taban istekle başlar ve lisans başına birikim yapmaz. Arka planda veri taşıyan bir entegrasyonu servis hesabına devretmek kullanıcı kotasını rahatlatır ama sınırsız bir alan açmaz; o havuz da kiracıdaki tüm servis kimlikleri arasında bölüşülür.
Kotayı yükseltmenin belgelenmiş üçüncü yolu kapasite eklentisidir: her Power Platform istek kapasitesi eklentisi 24 saatlik sınırı 50.000 istek daha yukarı çeker ve birden fazla eklenti aynı anda atanabilir. Microsoft, raporlamada sürekli olarak limitin üzerine çıktığını gören müşterilere yüksek kullanım yaptırımına takılmamak için bu eklentiyi önerir. Bu üç kaldıraç birlikte değerlendirildiğinde Power Automate'in kullanıcı başına tavanı ilk bakışta göründüğünden esnektir; ancak her biri ayrı bir maliyet kalemi veya mimari karar doğurur, dolayısıyla kapasite planı lisans satın alınmadan önce yapılmalıdır.
Power Automate vs Zapier: Üçüncü Seçenek Ne Zaman Doğru?
Power Automate vs Zapier karşılaştırması genellikle yanlış eksende yapılır. Zapier'in gücü konnektör kataloğunun genişliği ve kurulum hızıdır; zayıf yanı, karmaşık veri dönüşümü ve dallanma gerektiren senaryolarda maliyetin hızla artmasıdır. Zapier ücretsiz planda ayda 100 görev sunar; profesyonel katman yıllık ödemede ayda 750 görevden başlar ve görev hacmi büyüdükçe görev başı maliyet düşer.
Zapier'i asıl ayıran özellik fiyat değil, sayaç dürüstlüğüdür: başarısız aksiyonlar görev olarak sayılmaz ve tetikleyiciler ile yoklama ücretsizdir. Kararsız bir API'yi sürekli yoklayan bir süreçte bu, Power Automate'e göre belirgin bir avantajdır. Buna karşılık Zapier'de kurumsal yönetişim ve veri sınırı kontrolleri Power Automate'in Microsoft altyapısından devraldığı düzeye ulaşmaz.
Pratik karar kuralı: süreç Microsoft 365 verisine dokunuyorsa ve kurumsal denetim gerekiyorsa Power Automate; süreç çok sayıda SaaS aracını basit adımlarla bağlıyorsa ve hız önceliğinizse Zapier; süreç veri dönüşümü, dallanma, döngü ve hata yönetimi istiyorsa Make.com. Üçünü aynı kurumda yan yana kullanmak da meşrudur; şartı, her sürecin sahibinin, hata kaydının ve veri sınırının açıkça tanımlanmış olmasıdır.
Ekosistem Entegrasyonu, Hız ve Maliyet Karşılaştırması
Power Automate üçüncü parti entegrasyonlarda premium lisans gereksinimi doğururken, Make.com binlerce uygulamayı kredi paketleriyle bağlamanıza izin verir. Geliştirme hızı ve hata takibinde Make.com'un görsel kanvası, akış başına adım sayısı arttıkça belirgin bir avantaja dönüşür.
Power Automate tarafında tasarımı doğrudan etkileyen yapısal sınırlar da vardır. Microsoft'un limitler belgesi bir bulut akışında en fazla 500 aksiyon bulunabileceğini, bir çalışmanın en fazla 30 gün sürebileceğini (bekleyen onay adımları dahil; 30 gün sonra bekleyen adımlar zaman aşımına uğrar) ve çalışma geçmişinin 30 gün saklandığını belirtir. Döngü tarafında «Until» yinelemesi varsayılan 60, en fazla 5.000'dir; «apply to each» eşzamanlılığı varsayılan olarak 1'dir ve 50'ye kadar çıkarılabilir. Giden eşzamanlı HTTP çağrısı için zaman aşımı 120 saniyedir.
Bu sayılar soyut değildir: 500 aksiyon sınırı, tek bir devasa akış yerine alt akışlara (child flow) bölmeyi bir tercih olmaktan çıkarıp bir zorunluluk hâline getirir. 30 günlük çalışma süresi sınırı ise uzun onay zincirleri kuran kurumların hesaba katması gereken bir tasarım kısıtıdır.
Çalışılmış Örnek: Aynı Süreci Üç Platformda Fiyatlamak
Somut bir süreç düşünelim: e-ticaret sitenize günde 100 sipariş düşüyor, her sipariş ortalama 3 satır içeriyor ve akış şu adımları yapıyor — siparişi al, her satır için stok sistemini sorgula, muhasebeye tek bir kayıt yaz, müşteriye bildirim gönder.
Aylık hacim: 100 sipariş × 30 gün = 3.000 sipariş, 9.000 satır.
Make.com tahmini: tetikleyici (1) + iterator ile 3 satır × stok sorgusu (3) + aggregator (1) + muhasebe yazımı (1) + bildirim (1) = sipariş başına yaklaşık 7 kredi tüketen adım. 3.000 × 7 = ~21.000 kredi/ay. Burada kritik tasarım kararı, stok sorgusunu iterator'ın arkasına koymaktır; satırları toplayıp tek çağrıya indirmek tüketimi belirgin biçimde düşürür.
Power Automate tahmini: aynı adımlar aksiyon olarak sayılır; her başarısız çağrı ve her yeniden deneme de sayılır. Sipariş başına yaklaşık 7 aksiyon, ayda ~21.000 istek. Tek kullanıcının Premium hakkı günde 40.000 olduğundan bu hacim rahatça sığar. Ancak akış sahibi başka akışlar da işletiyorsa, tüm bu akışların istekleri aynı günlük havuzdan düşer.
Zapier tahmini: tetikleyici görev tüketmez; satır başına stok sorgusu ve sonraki aksiyonlar tüketir. Başarısız çağrılar sayılmadığı için kararsız bir stok API'siyle çalışıldığında Zapier'in gerçekleşen faturası tahminin altında kalır, Power Automate'inki üstünde çıkar.
Bu örneğin amacı bir platformu kazandırmak değil, hesabın nasıl yapılacağını göstermektir. Aynı süreç, iterator'ın arkasına konan tek bir pahalı adım yüzünden üç katına çıkabilir. Karar vermeden önce kendi sürecinizin adım sayısını ve veri paketi çarpanını kâğıt üzerinde çıkarın.
Ölçüm ve Veri: Kendi Tüketiminizi Nasıl Hesaplarsınız?
Fatura tahmini yapmanın güvenilir yolu, kataloglardaki fiyatları karşılaştırmak değil kendi verinizi ölçmektir. İzlenecek yöntem şudur:
- Adım sayısını sayın. Akış şemasını çizin ve her kutunun sayaç tüketip tüketmediğini işaretleyin. Make'te router ve bazı hata işleyici modülleri kredi tüketmez; Zapier'de tetikleyici ve yoklama görev tüketmez; Power Automate'te değişken başlatma dahil her yerleşik aksiyon sayılır.
- Veri paketi çarpanını bulun. Tetikleyicinizin döndürdüğü ortalama kalem sayısını gerçek veriden ölçün. Tek siparişin beş modülden geçmesi her zaman beş birim demek değildir; on kalemlik bir sipariş sonraki adımları on kez çalıştırabilir.
- Hata oranını ekleyin. Üçüncü parti API'nizin başarısızlık oranını bir hafta boyunca kaydedin. Power Automate'te bu oran doğrudan kotaya yazılır.
- Bir hafta pilot çalıştırın. Küçük hacimli gerçek veriyle bir hafta koşturun, ölçülen tüketimi 4,3 ile çarpın. Bu rakam, kataloğa bakarak yapılan tahminden her zaman daha güvenilirdir.
Power Automate kullanıyorsanız tüketim raporunu tahmin etmeniz gerekmez: Power Platform yönetim merkezinde lisanslı kullanıcı, lisanssız kullanıcı ve akış başına lisanslı akışlar için indirilebilir kullanım raporları bulunur. Bu raporlar hâlen önizleme aşamasındadır ve şu an yalnız Power Automate API isteklerini kapsar; Dataverse ve Power Apps istekleri dahil değildir. Rapor bir tahmin değil, ölçüm olduğu için lisans kararınızı buna dayandırın.
Hangi Senaryoda Hangi Aracı Tercih Etmelisiniz?
Tamamen Microsoft 365, SharePoint ve Outlook ekosisteminde kalacaksanız Power Automate mantıklıdır: lisans zaten elinizdedir, yönetişim mirastır ve BT departmanının onay süreci kısadır. Harici web servislerini, yapay zeka API'lerini ve esnek veritabanlarını birbirine bağlayacaksanız, özellikle veri dönüşümü ve dallanma yoğunsa Make.com daha uygun bir zemin sunar.
Karar için tek soruya indirgemek gerekirse: otomasyon hacmim kullanıcı sayısıyla mı yoksa işlem sayısıyla mı büyüyor? Çok kullanıcının az akış çalıştırdığı kurumlarda Power Automate'in kullanıcı başına modeli doğaldır. Az kullanıcının çok yoğun akış çalıştırdığı kurumlarda Make.com'un kredi modeli daha ucuza gelir.
Make.com tarafında kurumsal ölçekte nelerin kurulabildiğini Make ile kurumsal otomasyon çözümleri yazısında, platformun temel kavramlarını Make.com nedir yazısında, uçtan uca kurulumun nasıl yürüdüğünü ise yapay zeka iş akışı otomasyonu sayfasında bulabilirsiniz.
Hata Desenleri, Riskler ve Kurulum Öncesi Dikkat Noktaları
- Tüm akışları tek hesabın üzerine kurmak. Otomatik ve zamanlanmış akışlar sahibinin günlük hakkını tüketir. Kurumsal akışların sahipliğini dağıtın veya Process lisansıyla akış düzeyinde kapasite ayırın.
- Geri alınamayan ayarı bilmeden açmak. Power Automate'te eşzamanlılık denetimi (Concurrency Control) varsayılan olarak kapalıdır ve açıldıktan sonra tetikleyiciyi silip yeniden eklemeden geri alınamaz. Ayrıca açıkken dizi bölme (split on) sınırı 100 kaleme düşer.
- Hata maliyetini hesaba katmamak. Power Automate'te başarısız aksiyon ve her yeniden deneme kotadan düşer. Kararsız bir API ile çalışıyorsanız yeniden deneme stratejinizi tasarım aşamasında sınırlandırın.
- Pahalı adımı döngünün içine koymak. Make'te iterator'ın arkasındaki her modül, paket sayısı kadar çalışır. Kalemleri aggregator ile toplayıp tek çağrıya indirmek hem krediyi hem hedef sistemin hız sınırı riskini azaltır.
- Fiyatı katalogdan okuyup karar vermek. Fiyatlar; ödeme dönemi, bölge, vergi ve kampanya koşullarına göre değişir. Satın alma öncesinde her iki platformun resmi fiyat sayfası yeniden kontrol edilmelidir.
- Saklama süresini planlamamak. Power Automate'te çalışma geçmişi 30 gün saklanır. Denetim izini daha uzun tutmanız gerekiyorsa kayıtları dışarıya yazan bir adım kurgulayın.
Fiyatlandırma ve Ölçeklenme: Uzun Vadede Hangisi Daha Ekonomik?
Power Automate'in görünürdeki maliyeti çoğu zaman düşüktür çünkü temel akışlar Microsoft 365 lisansına dahildir. Ancak bu tohumlanmış hak günlük 6.000 istekle sınırlıdır; premium konnektörlere veya kullanıcı başına planlara geçtiğinizde fatura kullanıcı sayısıyla doğrusal büyür. Make.com ise kredi paketi üzerinden fiyatlar: kaç kişinin kullandığı değil, akışların ayda kaç modül adımı çalıştırdığı önemlidir.
Ölçeklenme tarafında kritik fark şudur: Power Automate kurumsal Microsoft altyapısına yaslandığı için yönetişim, denetim ve güvenlik gereksinimleri katı olan büyük şirketlerde daha az sürtünme üretir. Make.com ise yeni bir entegrasyonu dakikalar içinde kurup test etmenizi sağladığı için hızlı büyüyen ve sık senaryo değiştiren ekiplerde öne çıkar. Doğru soru «hangisi daha ucuz» değil, «hangi sayaç benim büyüme eğrime uyuyor» sorusudur.
Uzun vadeli planlama yaparken üçüncü bir maliyet kalemini de unutmayın: bakım. Platform ne olursa olsun, entegre ettiğiniz servislerin API'leri değişir. Bakım yükünü belirleyen şey platformun fiyatı değil, akış sayınız ve akış başına adım sayınızdır. Az sayıda ama iyi tasarlanmış akış, çok sayıda küçük akıştan hem daha ucuz hem daha yönetilebilirdir.
Teknik Referanslar (Citations)
📥 Ücretsiz Make.com Lead Router Şablonu (JSON)
Web formlarından gelen adayları anında CRM’e aktaran, otomatik veri doğrulama ve hata yakalama filtreleri içeren hazır Make blueprint senaryosu.
🚀 Bu konuda profesyonel destek mi arıyorsunuz?
Yapay Zeka ve İş Akışı Otomasyonu hizmetimizi inceleyin.
Çözümü İncele →Sıkça Sorulan Sorular
"make.power" nedir, tek bir ürün mü?
Tek bir ürün adı değildir; Make.com ile Microsoft Power Automate'i aynı aramada kıyaslamak isteyenlerin kullandığı bir arama kalıbıdır. Make.com bağımsız bir entegrasyon platformudur (2022 öncesi adı Integromat); Power Automate ise Microsoft 365 ekosistemine gömülü bir otomasyon aracıdır (2019 öncesi adı Microsoft Flow). İkisi ayrı şirketlerin ayrı ürünleridir, birleşik bir "make.power" ürünü yoktur.
Make.com Power Automate'in yerini tamamen alır mı?
Microsoft ekosistemine gömülü (SharePoint onayları, Teams, Outlook kuralları) işler için Power Automate genellikle daha pürüzsüzdür. Harici API'ler, yapay zeka servisleri ve esnek veri akışları söz konusuysa Make.com daha güçlüdür. Çoğu olgun kurumda ikisi birbirini dışlamaz; sınır işleri Power Automate, dış entegrasyonlar Make.com ile yürür.
Power Automate mı Make.com mu daha ekonomik?
Power Automate kullanıcı-başı ve premium konnektör maliyetiyle büyür; Make.com işlem (operation) sayısı üzerinden fiyatlanır. Az kullanıcının yoğun otomasyon çalıştırdığı senaryolarda Make.com belirgin biçimde ucuza gelir, katı yönetişim gerektiren büyük Microsoft kurumlarında Power Automate daha güvenlidir.
Hangisi yapay zeka (OpenAI, Claude) entegrasyonu için daha uygun?
Make.com, LLM API'lerini görsel modüllerle bağlayıp zincirlemeyi çok daha kolaylaştırdığı için AI iş akışlarında pratikte daha hızlıdır. Power Automate'te aynı işi AI Builder veya özel HTTP çağrılarıyla kurmak mümkündür ama daha fazla yapılandırma ister.
Teknik ekibim yoksa hangisini seçmeliyim?
İkisi de görsel (kod-yazmadan) çalışır, ancak Make.com'un hata ayıklama ve senaryo görselleştirmesi teknik olmayan kullanıcılar için daha anlaşılırdır. Yine de kurumsal ölçekte her iki platformda da ilk kurulumun bir uzmanla yapılması, ilerideki bakım maliyetini ciddi biçimde düşürür.